Hürriyet

19 Mayıs 2012 Cumartesi

KALP DURDURAN FİNAL: Bayern Munich - Chelsea Savaşı

Almanlar'ın güçlü savaşçısı; Bayern Munich, yüzyıllardır akıllı stratejileriyle tanınan İngilizler'e Şampiyonlar Ligi finalinde yenildi ve kupayı 2012 için kaybetti. Daha önce hiç bu kupayı kaldıramamış olan Mavililer ise, sevinç çığlıklarıyla Munich stadını fethettiler. 

Aslında maçın çoğunda Alman futbolu baskısını konuşturdu ve bolca pozisyonla, bolca hücum etti. Ancak karşı takım Chelsea olunca, hata yapmadı ve Drogba gibi senelerdir forvet oynayan bir oyuncuyu bile, defansa dönük oynatmayı başaran takım ruhu Munich'i yakıp kavurdu. Herşeyden önce şansızlık ciddi anlamda Bayern Munich'in üzerinde bir lanet gibi gezindi maç boyunca. Aslında her şampiyonlar ligi finali gibi, bu final de kendinden bayağı söz ettirecek cinsten oldu. Heyecanlı, kalp tekletici, şaşırtıcı ve öfkelendirici; belki biraz tedirgin edici ve kesinlikle baştan aşağı şaşırtıcı. Sürprizlerle dolu bir 90 + bir sürü dakika izledik 19 Mayıs akşamında. 

Önce maç 45. dakikada  0 - 0 olarak tükendi.

Bayern hırslı, azimli ve istekliydi ancak bu maçı kazanmaya odaklanan Chelsea; futbol üstü bir inançla yeşil sahayı usta taktikleriyle doldurdu. 
Hata yapmayan, her zaman sahaya iyi yerleşebilen, topu takip edebilen, istekli ve profesyonel en önemlisi de ilginç bir şekilde Bayern Munich'e göre çok daha az stresli ve paniklerdi. Soğuk kanlı İngilizler, kanlarını dondurup, sadece kupaya bakıyorlardı sanki. Üzerlerinde melekler vardı ve her pası, onlar adına, ustaca taşıyor gibiydiler.
Bayern Munich oldukça klasik bir hücum heyecanıyla ilerlerken, herşeyin başında Chelsea'yi bu finale taşıyan taktiği iyi gözlemlememişlerdi sanki. 
Defans.
Defans'ın ustaca yapıldığı mavi-beyazlılar bize; bol pozisyon bulmak değil, bulunan pozisyonun değerlendirebilir olmasının önemli olduğunun kanıtıydı bugün. 
Herşeyden önce; dikkatli ve hevesliydiler. 
Yorulmadılar ve topu hiç bırakmadılar. 
Bazen kısa paslaştılar ama arada çıkan uzun paslar da, rakibi şaşırtmayı başardı. Drogba gibi 35 yaşında olmasına rağmen, ileri hızla çıkabilen bir oyuncuya sahipken, uzun toplar her zaman yerini bulmalı zate. 

Chelsea 90 dakikayı tamamladığında, Bayern Munich ilk golünü sahiplenememiş ve Muller'in hemen ardından, hızla Drogba yetişmişti Munich'in kalesine. Durum 1-1 olmuştu ve uzatma dakikaları sonlandığında hakemin uzun uzun çalan düdüğü, şampiyonlar ligi finalini daha da heyecanlı hale getirecek olan kısma; uzatmalara taşıdı. 

Uzatmalar ilginç bir kararla, değişebilecek bir sonucun nedenine sahne oldu önce. 
Drogba, erken yaptığı bir müdahele sonucu, ceza sahasında sarı kart gördü ve hakem sarı kartın ardından Bayern Munich'in penaltısını verdi. 
Chech gibi dünyanın en önemli kalecilerinin karşısında Robben gerildi ve baskı altında olduklarını kanıtlayan bir vuruşla, penaltıyı sonuçlandıramadı. Üstelik Check pozisyonun devam etmesine izin vermeyerek; ustaca bir hareketle topu sahiplenmişti. 

Penaltıyı değerlendiremeyen Bayern Munich, geri kalan sürede de artık yorgun savaşçılardı ve maç normal süre içindeki temposundan daha stresli ama daha yavaştı. Chelsea geçen sene penaltılarla kaybettikleri kupaya, yine penaltılarla isimlerini yazdırmak istiyordu. 

Gözlerimizi kapamamıza neden olan bir süreydi tüm penaltılar. Aslında beş atıştan daha fazlasını getirebileceğini düşündüğümüz kalecilerin, kalelerine yerleşmeleriyle penaltılar başladı. Bir kalede Chech, diğerinde ise yine dünyanın en iyi kalecileri arasında gösterilen; Neuer vardı. 

Defansın merkezinde savaş, meydan muhaberesine dönmüştü. 

İkinci penaltı herkese çığlık attıran bir Neuer kurtarışı olmuştu başta. 

Ancak Chech buna karşılık vererek, top takip yeteneğini konuşturup bir penaltıyı ustaca kurtardı.

Schweinsteinger topun önüne geldiğinde, Alman Milli takımının da bel kemiklerinden olan futbolcunun sonucu şansızlıkla tamamlaması imkansızdı...

Ama öyle oldu. Chech de değil, sanki Chelsea'nin bu sene kazanması çok önemliymiş gibi bütün şans melekleri gücünü kale direğinde kullandı ve Schweinsteinger hayatının en kötü vuruşunu yaparak, kupayı Chelsea'ye uzattı.


Sonuçta Bayern Munich tüm süre boyunca maç içinde kaçırdıkları 3 penaltı ardından, defans yapmaktan yorulmayıp, İngiliz futbolunun dehalarından birini sergileyen Chelsea'nin kendi sahasında Şampiyonlar Ligi Kupasını kaldırmasına seyirci kaldı. 

Ah bu arada müthiş geçen bir final maçı ardından, yollarındaki Barça'yı bile sahada darmadağın etmeyi başaran mavililerin bunu hakettiğini, tam o dakika düşünmüştü herkes. 
Chelsea, Katalan devini yendiğinde 'evet! bu olabilir sanki' dedi ve yola koyuldu. Azmini de hiç kaybetmedi ve kupasını evine götürdü. 

Ve rakip topraklarda kupayı kaldırırken de tribünlerdeki herkes alkışladı, kısa süre sonrasında da arkasını dönüp, yavaşça stad dışına çıktı. 

Müthiş bir finalin sonrasında...

Yeni, heyecanlı, transfer haberlerinin bekleyişlerimizle, yeni takım formalarının tasarlanma sürecine eğilişlerimzle, liglerin başlama tarihlerine gelmesini dileyişlerimizle bol ve güzel futbollu günler...




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder