Hürriyet

4 Ocak 2013 Cuma

İKİ PEDALDA HAYAT



 - Burry Stander ölümü üzerine -

            Bisiklet sporu herkesin her zaman ilgi gösterebileceği bir konu olmamıştır hiç bir zaman. Hatta Türkiye'de çok da üzerine düşünülen bir alan bile değildir. Olimpiyatlar'da büyük coşkusu vardır, hatta arada bir köprüyü geçen yüzlerce bisikletle de biraz ilgimiz dinçleşir ama gün gelir bu sahneler geçince ne dağ bisikleti, ne yarış bisikleti, yani aslında sokak bisikleti bile çekmez ilgimizi. Sokak bisikleti derken hani şu ekstradan iki tekeri daha olan, çocukluğumuzda kullanmaya can attığımız türleri de içine dahil edebilirsiniz. Aslında demek istediğim 100 yılı aşkın süredir yapılan bisiklet sporu ilgi çekemiyorsa, bunu değiştirmenin pek de yolu yoktur sanki. 

            Ama hayat öyle bir süreç ki, öyle bir an gelir, herkes bisiklet sporcuları arasında dolaşmaya başlar. Bisiklet temizliğini öğrenir. 'Ya bisiklet ne zaman icat edilmiş ki?' demeye başlar. Hatta vikipediada en çok okunan sayfalardan biri bisiklet sporunun ne olduğu üzerine olur. Yani hayat öyle bir an getirir ki, herkes bisikletten anlamaya başlar. 

            Benim de şahsen bu süreçte yolumu bu noktaya getiren şey; bu bahsettiğim hayatın başa getirdikleridir. Burry Stander beni bisiklete yönlendiren adam oldu bugün. Aylardır bisikletle ilgili bir şeyler öğrenme çabalarım an be an arttırdığım okumalarla devam ediyorken Burry Stander bana bu anları bir saate sığdıran kötü haberiyle esin kaynağı oldu.

            3 Ocak 2012 Burry Stander adındaki Güney Afrika'lı bisiklet sporcusunun ölüm tarihidir bundan böyle. Bazılarımız için sene devam ediyorken, Burry Stander için gerçek anlamıyla sonlandı. Antrenman için çıktığı yolculukta bir minibüsün çarpması sonucu hayatını kaybeden sporcu, medyada kocaman manşetleri yine de kapamadı.       

            Avusturalya'da 'dağ bisikleti' dünya kupasında dünya şampiyonu seçilmiş olan Stander, geleceği oldukça olumlu ve aydınlık görülen sporculardan biriydi. Üstelik iki kez olimpiyatlarda yarışmayı başarmış olan sporcu, Londra'da 5. olarak, her seferinde daha ileriye gidebileceğinin de işaretlerini vermişti. Tüm eleştirmenlerce yetenekli ve azmi taktire şayan olan sporcu ne yazık ki olimpiyatlarda altını göremeden sporunu da terk etmek zorunda kaldı. 

            Dediğim gibi şimdi biraz bisiklet araştırmak herkesin görevi. Neymiş, nasıl olurmuş, nerede yapılırmış, nerelerde ünlüymüş, markalar nelermiş, hatta bisiklet nasıl temizlenirmiş. Bu bilgileri bilmek gerekir artık dostlar. En azından ben bugün, Burry Stander anısına saatlerce bisiklet hikayeleri okuyacağıma eminim. Belki yaşarken tanımaya çabalamadığım soporcunun geri de bıraktığı olumlu etkisi de, bisiklete olan aşkı da dünya da güçlü bir enerji bırakmıştır bile. Kim bilir?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder